Türkiye'de İlahiyatçı Olmak

Türkiye'de İlahiyatçı Olmak (21.03.2016)


 

Üniversitemiz İlahiyatçı Düşünce Kulübü organizasyonuyla "Türkiye'de İlahiyatçı Olmak" konulu bir konferans gerçekleştirildi. Konferansı Amasya'nın yetiştirdiği genç ilim insanlarından Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kırıkkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyüp Baş sundu. İslam tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Eyüp Baş, İslam tarihinde ilahiyat fakülteleri düzeyindeki yüksek din eğitimi yapan kurumların kısa bir tarihçesini verip geçmiş ile bu günün bir karşılaştırmasını yaptı. Rektör Vekili Prof. Dr. Murat Gökdere ile İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şuayip Özdemir'in de katıldığı programı öğrencilerimiz de ilgiyle izledi.

Türkiye'deki ilahiyat fakültelerinin tarihsel köklerinin İslam tarihindeki medrese geleneğinde bulunduğunu söyleyen Prof Dr. Eyüp Baş; "Cumhuriyetin ilk yıllarında kurucu iradenin kararıyla medreseler kaldırılınca yüksek din öğretimi bu günkü İstanbul Üniversitesi bünyesinde açılmış olan Dâru'l-Fünûn İlahiyat Fakültesine devredilmiş, ancak çok kısa bir süre sonra kapatılmıştır. 1946'da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin kurulmasıyla birlikte yeniden açılan ilahiyat fakülteleri, en köklü yapılanma sürecini 1982'den sonra yaşamıştır. Özellikle son yıllarda sayısının oldukça artmasıyla birlikte istihdam düzeyinde yaşanan boşluk doldurulmaya çalışılmıştır. Hâli hazırda ülkemizdeki ilâhiyat fakültelerinden "akademik düzeyde bilimsel bilgi üretmesinin" yanında "Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çeşitli görevleri icrâ edecek din görevlilerini, ilk ve orta dereceli okullar için din kültürü ve ahlâk bilgisi öğretmenleri ile imam hatip liseleri için meslek dersleri öğretmenlerini yetiştirmesi" beklenmektedir. Ancak bütün bu alanlar, kendi din geleneği ile büyük mücadeleler geçirmiş olan ve seküler bir toplumsal yapıya sahip olduğu düşünülen Batı toplumlarıyla karşılaştırıldığında çok dar bir alanı temsil etmektedir. Zira Batı toplumlarında İlahiyat Fakültelerinin muadili olan teoloji fakültelerinden mezun olan kişiler, dini kurumların yanında hastane, hapishane, çocuk esirgeme kurumları, yaşlı bakım evleri gibi toplumun tüm kademelerinde görev almaktadırlar. Dolayısıyla ilahiyat fakültelerinin dünyadaki çağdaş örnekleriyle yarışabilmesi, insanlığın çağdaş sorunlarına çözüm üretebilecek toplumsal aktörlerden birisi olabilmesi ve daha verimli hale getirilmesi için ideolojik kaygılardan uzak bir programa kavuşturulması gerekmektedir." dedi.

Eyüp baş

Öğrencilerimizin de sorularıyla katkı sağladığı konferans sonunda üniversitemiz tarafından Prof. Dr. Eyüp Baş adına dikilen fidanın koordinatlarının yer aldığı sertifika Rektör Vekili Prof. Dr. Murat Gökdere tarafından kendisine takdim edildi.