Sempozyum Hakkında

SEMPOZYUM HAKKINDA

ULUSLARARASI AMASYA ÂLİMLERİ SEMPOZYUMU

Amasya, uzun tarihi geçmişi içinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim Anadolu şehirlerindendir. Şehir Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde siyasi, dini, idari ve kültürel açıdan önemli bir merkez olarak kullanılmıştır. Müslümanların yönetimine geçmesiyle beraber, birçok yönden İslam Medeniyeti’nin karakterini almıştır. Camiler, medreseler, dâru’l-kurrâlar, tekke ve dergâhlarla beraber hanlar, hamamlar ve kervansaraylar gibi tesis edilen diğer kurumlar buna tanıklık etmektedir. Şüphesiz Osmanlı Döneminde şehzadelerin devlet tecrübesi kazandığı bir mekân olması, şehrin ilmi ve kültürel açıdan da gelişmesine imkân tanımıştır. 1861 yılında şehre gelen seyyah G. Perrot, şahit olduğu ilmi canlılık nedeniyle Amasya’yı, “Anadolu’nun Oxford”u şeklinde tarif etmiş ve buradaki medreselerde iki bin kadar öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etmiştir. Amasya Şehir Tarihlerinin öncüsü Mustafa Vazıh Efendi (v. 1831) de eserinde, Amasya’da ilmiye sınıfının çokluğundan bahsetmektedir.

Çeşitli yazar ve seyyahların anlatımında Amasya’ya verilen bazı dikkat çekici nitelemeler, şehrin ilmi ve kültürel yönüyle ön plana çıktığını göstermektedir. Amasya’nın, tarih kitapları, şer’î belgeler, ilmiye ve sufiye icazetnamelerinde, Medîne-i hükemâ, Bağdâdü’r-Rûm, Kubbetü’l-ülemâ, Türbetü’l-evliyâ, Dâru’l-iz gibi seçkin vasıflarla anıldığı beyan edilmektedir. Şüphesiz bu vasıflar, Amasya’nın tarihte bir ilim ve kültür şehri kimliğine sahip olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede Amasya’da birçok eğitim müessesesi kurulmuştur. Yerel olduğu kadar genel Türk tarihi açısından da önemli olduğu kaydedilen “Amasya Tarihi” adlı ünlü eserinde Abdi Zade Hüseyin  Hüsameddin Yasar (v. 1939), “Amasya ulûm ve meârif sayesinde mâden-i ulemâ, medâris ve mekâtib sayesinde merkez-i fuzalâ olduğu münasebetle her tarafı; medâris-i ulûm, her ciheti, mekâtib-i meâriftir.” demektedir.

 1

 

İşte bu ve diğer eğitim kurumlarında önemli ilim, fikir ve sanat adamları yetişmiştir. Osmanlı âlimlerine ilişkin telif edilen tabakat ve tezkere kitapları Amasyalı birçok âlime yer vermekte ve yine yazma eser kütüphanelerinde Amasyalı âlimlerin telif ya da tercüme ettiği pek çok yazma eser bulunmaktadır. Kendisi de Amasyalı olan Osman Fevzi Olcay’ın (v. 1973) “Amasya Şehri” ve “Amasya Meşâhiri” adlı eserlerinde Amasya âlimlerinin hayatlarına ve onların telif ettiği belli başlı bazı eserlere yer verilmiştir. Bunun yanında ilmi bir merkez olması hasebiyle diğer Anadolu şehirlerinden pek çok âlim Amasya’ya yerleşmiş ve burada ilim ve irşat faaliyetinde bulunmuştur.

Gördüğümüz kadarıyla Amasyalı âlimlerin yazdığı eserler, Tefsir, Kıraat, Hadis, Fıkıh, Tasavvuf gibi ilimlerden; Felsefe, Mantık, Dil-Edebiyat ve Tarihe kadar birçok alanda çeşitlilik arz etmektedir.  Telif edilen eserlerin bir kısmı Osmanlı Türkçesi ile yazıldığı gibi önemli bir kısmı Arapça ve Farsça olarak kaleme alınmıştır. Ayrıca bir âlimin birden fazla alanda eser telif edebildiği görülebilmektedir.

Düzenlenecek sempozyumda Amasya’da doğmuş veya Amasya’da ilim ve irşat faaliyetlerinde bulunmuş âlimler tanıtılacaktır.

      Sempozyumun şu amaçları gerçekleştirmesi hedeflenmektedir:

  1. Amasya’nın ilim ve kültür hayatına katkı sunmuş şahsiyetlerin ve onların yürütmüş olduğu çalışmaların tanıtılmasını sağlamak,
  2. Amasya’nın dini, kültürel ve sosyal tarihini ortaya çıkarmak,
  3. Osmanlı’nın ilmi birikim ve anlayışının tespit ve değerlendirilmesine katkıda bulunmak.

Sempozyumda sunulan bildiriler, yapılan düzenlemelerden sonra bildiriler kitabı olarak yayımlanacaktır.

NOT: Bildiri sahiplerinin konaklama giderleri karşılanacaktır. Yol giderleri ise kurumları tarafından karşılanacaktır.

NOT: Bildiriler Sempozyum Başvuru Formu doldurularak alim@amasya.edu.tr adresine gönderilebilecektir.